açılabilme(k)
Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç
Sana diyeceklerim söylemekle bitmez
Yıllardır yaşamımdan çaldığım zamanlar,
Adına düğümlendi
Bana yaşadığın şehirleri aç
Başka şehirleri özleyelim orada seninle
Bu evler, bu sokaklar, bu meydanlar
İkimize yetmez
(Özdemir Asaf)
"Biz dev bir ağacın ufacık bir yaprağı üzerindeki küçük küçük kurtçuklarız zorba. Bu küçük yaprak bizim yer yuvarlağımızdır, ötekilerde gecenin içinde sallandıklarını gördüğün yıldızlardır. Biz küçücük yaprağımızın üzerinde sürünüyor ve onu hırsla araştırıyoruz, kokluyoruz. Bize güzel kokuyor ya da kötü kokuyor.Tadına bakıyoruz, yenilebilir buluyoruz. Vuruyoruz, sanki canlı birşeymiş gibi çığlıklar atıyor. En korkusuz olan insanlar yaprağın ucuna kadar varıyorlar,bu uçtan gözlerimizle kulaklarımız açık olduğu halde kaosa eğiliyoruz. Ürperiyoruz. Altımızda ki korkunç uçurumu görüyor, dev ağacın öteki yapraklarının çıkardığı gürültüyü uzaktan uzağa duyuyor, özsuyun köklerinden yükselip yüreğimizi kabarttığını kavrıyoruz. Böyle bir uçuruma eğilmiş bir halde de bütün bedenimiz ve bütün ruhumuzla korkunun içimizi kapladığını anlıyoruz. O andan sonra artık -şey- başlar...Sustum.O hırsla sordu:"Ne başlar?""...büyük tehlike başlar Zorba, bazılarının başı dönüp sayıklar, bazıları korkup yüreklerini sağlamlaştıracak bir karşılık bulmak için çırpınır ve buna Tanrı derler; bazıları da yaprağın kenarında uçuruma sakin sakin korkusuzca şöyle der
-hoşuma gidiyor. "
"Biz dev bir ağacın ufacık bir yaprağı üzerindeki küçük küçük kurtçuklarız zorba. Bu küçük yaprak bizim yer yuvarlağımızdır, ötekilerde gecenin içinde sallandıklarını gördüğün yıldızlardır. Biz küçücük yaprağımızın üzerinde sürünüyor ve onu hırsla araştırıyoruz, kokluyoruz. Bize güzel kokuyor ya da kötü kokuyor.Tadına bakıyoruz, yenilebilir buluyoruz. Vuruyoruz, sanki canlı birşeymiş gibi çığlıklar atıyor. En korkusuz olan insanlar yaprağın ucuna kadar varıyorlar,bu uçtan gözlerimizle kulaklarımız açık olduğu halde kaosa eğiliyoruz. Ürperiyoruz. Altımızda ki korkunç uçurumu görüyor, dev ağacın öteki yapraklarının çıkardığı gürültüyü uzaktan uzağa duyuyor, özsuyun köklerinden yükselip yüreğimizi kabarttığını kavrıyoruz. Böyle bir uçuruma eğilmiş bir halde de bütün bedenimiz ve bütün ruhumuzla korkunun içimizi kapladığını anlıyoruz. O andan sonra artık -şey- başlar...Sustum.O hırsla sordu:"Ne başlar?""...büyük tehlike başlar Zorba, bazılarının başı dönüp sayıklar, bazıları korkup yüreklerini sağlamlaştıracak bir karşılık bulmak için çırpınır ve buna Tanrı derler; bazıları da yaprağın kenarında uçuruma sakin sakin korkusuzca şöyle der-hoşuma gidiyor. "
Nikos Kazancakis/ (Zorba)
tavsiye: Giorgos Dalaras/ "Prin To Xamara"

2 Comments:
中醫減重
中醫減重
中醫減重
中醫減重
中醫減重
花蓮民宿
花蓮民宿
花蓮民宿
花蓮民宿
花蓮民宿
花蓮民宿
中醫減重
中醫減重
中醫減重
中醫減重
中醫減重
花蓮民宿
花蓮民宿
花蓮民宿
花蓮民宿
花蓮民宿
花蓮民宿
Post a Comment
<< Home