" gizli aşk bu,
söyleyemem
derdimi hiç kimseye..."
".. gitgide uzaklaşırım sanmıştım, gitgide yakınlaşıyorum..ne zamandır görmediğim halde her geçen gün, söylediklerini, bakışlarını, ellerini yeniden hatırlıyorum. Her keresinde parçaları dağıtıp yeniden başlıyorum, boşlukları doldurduğumda yine aynı resim çıkıyor.. Kentin görünümleri, bilinçsizce, sürüklenir gibi gittiğim bütün tanıdık yerler, kaçmaya, unutmaya çalıştığım görüntüleri çağrıştırıyor: küçük eşyalarla dolu bir odada, yağmur sularının aktığı, geçitlerle merdivenlerle inilen eski, parketaşı sokaklarda,bir bahçede, ağaçların arasına gizlenmiş eski yaz evinde, pek çok fotoğrafta, şarkıda, dokunduğu sayısız ayrıntıda, onla yaşanmış günlerin gömleklerinde kazaklarında belirgin nesneleri olan yada hiçbir şeysiz anılarda, düşlerde hep o var. Artık kaçmıyorum, onlarla yaşıyorum bende. Bu da benim gerçeklerle yüzleşme tarzım. Belki bir gün, suskunlukların, tutsak edilmiş düşlerin kişiyi nasıl böyle dönülmez sınırlara sürüklediğini anlarsın. Çok uykusu gelip de uyuyamayan insanlar gibi, bilincin an an solmasını, sislenmesini izliyorum bu hoşuma gidiyor, seslerin arasında sonuna dek gidilemeyen, o tuhaf görüntülerin, seslerin arasında hep birşeleri yakalıyorum da sanki, kayıp gidiyor avucumdan, gecelerde böyle geçiyor merak ediyorsan....seni seviyorumlarını... çok fazla acıyı, çok fazla mutluluğu, çok fazla korkuyu, çok fazla yalnızlığı, çok fazla sevgiyi anlatamadığımı biliyorum..tenimde, tenimin altında bir yerlerde, o şarkıdaki gibi saklıyorum onu, bir düşte elimden tutuyor ama çok uzakta, göremiyorum bile, nasıl olup da görünmeyecek kadar uzaktayken elini tutabildiğime şaşıyorum.."
Kürşat Başar/ (Sen Olsaydın Yapmazdın Biliyorum)
tavsiye: Fertile Ground/ "Yellow Daisies"
Someday some night yellow daisies dance to moonlight
where the other flowers sleep and dream of love...