gözükme(k)

Alnına konsun bu öpüş! Ve, şimdi senden ayrılırken, itiraf edeyim ki- Günlerimi bir düş sayarken yanılmıyorsun; Ama, umut gitmişse uzaklara, bir gece ya da bir gün bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın, fark eder mi bu yüzden? Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz yalnızca bir düş içinde bir düş. Kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının haykırışları içinde duruyorum: Ve altın kum taneleri tutuyorum avucumda- Ne kadar az! Ama nasıl da süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlerine. Ben ağlarken - ben ağlarken! Ah Tanrım! Daha sıkı tutamaz mıyım onları? Ah Tanrım! Tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgadan?
Bir düşün içinde bir düş mü bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
Edgar Allen Poe
"in a night, or in a day, in a vision, or in none, is it therefore the less gone? all that we see or seem is but a dream within a dream"
tavsiye: Niels-Henning Ørsted Pedersen/ "This is All I Ask"

Ne zaman bir masaya otursak seninle karşı karşıya, masa durmadan uzuyor aramızda. Tozlu bir yol oluyor giderek ve ben başlıyorum koşmaya. Sonra bakıyorum hiç değişmemiş, duruyor olduğu gibi aramızdaki cansız masa. Kestiremiyorum bir türlü uzak mısın, yoksa yakın mı bana. Derken içimde bir korku başlıyor mayalanmaya. Ve omuzumda bir kuzgun o parlak siyahlığıyla alayla bakıyor suratıma. 
