Saturday, October 18, 2008

mırıldanma(k)

Hayat zorlaşınca
Çıkmaz sokaklarda soluksuz kalınca
Azalınca manadan
Seyyar sevdalarda parçalanınca ...
Şunu deneyin: Bir ezgi mırıldanın ve aynı zamanda herhangi bir şeyden nefret etmeye çalışın. Olmaz. Nefretle iyi şarkı söylenemez. İyi şarkı içinde nefret barındırmaz. Nefret bir ilüzyondur. Şarkı ise gerçek. Bakın, nefret dediğimiz o yıkıcı, korkunç enerjiyi denetlemek ne kadar kolay olabiliyor: Şarkı söyleyin! Eğer şarkı söylersek, bir aile olarak değerlendirilmesi gereken tüm insanlığın birbiriyle iletişimi artar. Ezgiler insan doğasının çimentosu, büyülü tutkalıdır. Farklı kökenden, farklı düşünceden insanları birbirine bağlar. Biliyorum, tutucularla, savaş tüccarlarıyla, diktatörlerle aynı gezegeni paylaşıyoruz. Ama onlara karşı müzik var hayatın içinde. Eğer bir geceyarısı kâbustan sıçrayarak uyanırsanız bir ezgi söyleyin. Korku size vız gelecektir. Eğer şarkınızda samimiyseniz, dünyanın her yerinde, her dilden, her dinden, her ırktan insana ulaşabilirsiniz. Şarkılar ortak duygularımızdır. Paylaştıkça büyürler.
Giora Feidman
tavsiye: Les Plaies Mobiles/ "Mon Amant De St. Jean"
lay la la lay la la la la...!

Monday, October 06, 2008

açabilme(k)

bütün saadetler mümkündür...
şu kapının açılması, içeri girivermen, bahar, kuşlar, gündüz.
ve bütün dünya
bir an içinde gürültüsüz
(Ziya Osman Saba)

Karşılıklı kapıları olan bir odayız sanki, birinin bir göz kırpışı diğerini kaçırmaya yetiyor. Hele bir söz edecek olsa, öteki kapısını kapamış gözden yok olmuştur biliyorum. Açacak kapıyı yine elbet, bu öyle bir oda ki bırakılamaz belki de. Biri ötekine benzemese bu kadar, rahat olsa, ötekine bakmıyormuş gibi davransa...Odayı düzene sokacak yavaş yavaş, herhangi bir odaymış gibi, ama hayır, o da kendi kapısının önünde öteki gibi davranıyor. Kimi zaman ikisi de kapının ardına kaçmışlar ve bu güzel oda bomboş duruyor.


Franz Kafka/ Milena'ya Mektuplar

tavsiye: Depeche Mode/ In Your Room

In your room

Where time stands still

Or moves at your will

Will you let the morning come soon?

(...bütün saadetler mümkündür...)