umursama(k)
İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman
Ama bugün cumaymış, yarın cumartesiymiş
çoğum gitmiş de azım kalmış, umurumda değil
(N.Hikmet)

İstemediğim görüntülerden, istemediğim sözcüklerden kaçarak geçecek bir hayat, sürekli bir şeylerden gizlenerek, sürekli kendinden gizlenerek, sözcükleri değiştirerek, istenenlerle istediklerimiz arasındaki dengeyi kurarak, her an bu oyunu sürdürmek için gergin bekleyerek, sokaklardan, gecelerden, karanlıktan, erkeklerden, okullardan, hastanelerden, yüksekten, kapalı bir hücreden, arabalardan, uçaklardan, askerlerden, dostlardan, sevgililerden, acıdan, mutluluktan, öfkeden, düşünmekten, bir günün bitmesinden, gecelerin sonsuza dek sürmesinden, düşünmekten, yalnızlıktan, başkalarıyla birlikte olmaktan, sevmekten, bir gün ansızın hastalanmaktan, mezarlıklardan, kalabalıklardan, seslerden, sessizlikten korkarak, anlamsız bir oyun gibi, renklere, titreyişlere, değişen görüntülere kapılarak sürüklenip gitmek, gitmiyorum, artık bırakıyorum, zaman durabilir, görüntüler geçmeyebilir, en azından benim için durduruyorum, gitmek istediğim her yere gidebilirim. Şimdi uzak yıldızların arasında bir nokta olabilirim, söylediklerimizden çok gizlediklerimizden oluşan bu görüntülerden, onların anlamını çözmek için delice çaba harcamaktan sıkıldım artık, kendi görüntümden, onu siliyorum, kimsenin umurunda olmasa da...
Kürşat Başar/ "Sen olsaydın yapmazdın biliyorum"
tavsiye: Pyotr Ilyich Tchaikovsky/ "Waltz of The Flowers"

(...)Gene de ona aşk mektupları yazmaktan vazgeçemiyordu. Bir kadın sevgilisine daima mektup yazmalıdır düşüncesi gereğine uyarak yapıyordu bunu.
ASLA BURAYAVARAMAZSINÜLKESİ, bir ormanla sarılı, yeri belirsiz küçük bir ülkedir. Tuhaf bir çayırlıktan, birkaç meşe, kestane ağacı ve palmiyenin bulunduğu bir açıklığa varılır. Bunun da ötesinde mavi bir deniz ve kara bir toprak parçasında büyümüş bir elma bahçesine uzanır. Ülkeyi boydan boya aşan küçük dere, ufkun ötesinde denize dökülür. Kuzeydeki küçük bir koya su zambakları ve nilüferler serpiştirilmiştir, koyu çevreleyen hindistancevizi ve portakal ağaçlarının üzerinde koca bir şato yükselir. Ormanın diğer yanında ise, Aslaburayavaramazsınülkesi'nin görülebileceği küçük bir köy vardır. Gerçi ülke fiilen ziyaret edilemez ama bazen sevilen bir şeyin canlı anısı sayesinde görülebilir -bir çocuk kitabı, bir güncedeki kurutulmuş çiçekler, başka birinin odasının perdeleri arasından görülen bir elma ağacı dalı.